TOPLUMU AYAKTA TUTAN DEĞERLER

İnsan, fıtratı gereği küçük veya büyük bir toplum içinde yaşamak zorundadır. Müslüman asla ve asla ferdiyetçi ve bencil bir birey olarak cemiyet ve cemaatten uzak bir köşede oturamaz. Peygamberimiz’in (sas) “Cemaatte rahmet, ayrılıkta azap vardır” hadis-i şerifini hayatına düstur edinmesi gerekir.

Dinimizin değerleriyle ortaya çıkan, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu geliştiren ve pekiştiren, kimlik ve kişilik kazandıran, bizleri birbirimize bağlayıp kenetleyen dernek, vakıf gibi müesseselere her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Bu gibi müessesler, toplumların sağlam temeller üzerine oturmasına, sağlıklı nesillerin yetişmesine, faziletli bir cemiyetin oluşmasına büyük katkı sunmaktadır.

Bu kurumlar, kuranların ömründen daha uzun bir ömre sahip olmaları münasebetiyle, değerlerimizi, yüzyıllar boyu nesilden nesile aktaran, ulaştığı insanları ve toplulukları dönüştürerek geliştiren, huzur ikliminin yapı taşları haline gelmiş teşkilatlarımız olup çok önemlidir. Toplumumuzun dokusunu oluşturan, sosyal ilişkilere yön veren, problemlere çare olan bu kuruluşlar toplumumuzun temelidir.

Sosyal dayanışmayı gerçekleştiren, insanları ve toplumları huzura, mutluluğa sevk eden toplumları bütünleştiren, tefrikayı ve ayrışmayı önleyen bu dernek ve vakıf gibi kuruluşlarınızdan Müslim gayri müslim herkes faydalanmaktadır.

Ne yazık ki, her devirde olduğu gibi bugün de Müslüman topluluklara yapılan en büyük saldırı, toplumu ayakta tutan, İslami kimliği ortaya koyan ve yaşatmaya çalışan kurumlarımıza olmaktadır. İnsanların gönlünde yer etmiş, toplumda karşılık bulmuş dernek ve vakıflar gibi müesseselerimizin itibarını düşürecek, toplumla arasını açacak, fesat çıkaran şahıslar her zaman olmuştur, olacaktır. Günümüzde dinimizin prensiplerinden hayat bulmuş bu cemiyetlere taarruzlar her zamankinden daha fazladır.

Yapabilirsek bugün toplumumuza kazandırabileceğimiz en güzel hasletlerden biri de, geçmişimizin ve medeniyetimizin bir parçası olan yardımlaşma ve dayanışma kurumlarımızı hatırlatmak hatta canlandırmaktır. Sağlıklı bir toplumun oluşabilmesi için insan hayatına yön veren, ilim, fikir, irfan, ahlak ve çalışma gibi iyi kavramları hayata geçiren bu kurumlarımızı ayakta tutmamız gerekir.

Yaşadığımız toplumu oluşturan bireylerin ahlaklı, iyi bir insan olarak yetişmesine ve gelişmesine en fazla katkı sağlayan, dernek, cemaat ve vakıf gibi topluma yön veren kurumlarımızı her zamankinden daha fazla sahiplenmeli ve güçlendirmeliyiz.

Toplumumuzu ayakta tutan, maddi ve manevi değerlerimize sahip çıkabilmemiz için bizlere ve nesillerimize büyük destek veren ve katkı sunan bu tür kurum ve kuruluşlarımızı; insanların gözünden düşürmek isteyen zihniyetten, karalamak ve etkisini azaltmak için yapılan bütün saldırılardan koruyarak, tuzak kurmak isteyenlere fırsat vermeden, beraberliğimizi ayakta tutacak çalışma, şuur, idrak ve basiret temennisiyle…

 

Musa ÖNCEL

Edirne Yazma Eserler Kütüphane Müdürü

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*