Söyleşi

“GÖNÜL; İLÂHÎ BAKIŞIN NAZARGÂHI,

MÂNEVÎ VE SEMÂVÎ YÜCELİKLERİN KARARGÂHI;

MERHAMET, MUHABBET VE ŞEFKATİN DE MENBAIDIR”

 

Edirne Evlâd-ı Fâtihân Dergisi adına Erkan Kamberi’nin Edirne Mimar Sinan Vakfı Kurucu Başkanı Hasan Gümüş ile Gönüllülük Üzerine Gerçekleştirdiği Söyleşi.

Muhterem Hocam, ilk önce “gönül” ve “gönüllülük” kavramlarından başlayalım. Nedir gönül ve gönüllülük?

Hem görünen şekli, hem ruhî ve mânevî yapısıyla evrenin en değerli varlığı insandır.

Yaratıcımız, insana halifelik görevini yüklemiş; onu akılla, bilgiyle, özgür iradeyle yüceltmiştir. Her yönüyle ilâhî kudretin tecellîlerini taşıyan insanın en kıymetli noktası gönlüdür.

Gönül eğer sahibinin küfrü sebebiyle mühürlenmemiş, günahlarıyla kararmamışsa mir’ât-ı mücellâ olur. Gönül; ilâhî bakışın nazargâhı; mânevî ve semâvî yüceliklerin karargâhı; merhamet, muhabbet ve şefkatin menbaı olur. Mekânın şerefi orada bulunan iledir.

Gönül ehli olmanın ilk adımı; gönülden kibri, hasedi, cimriliği, gösterişi göndermek, gönüldeki ayrık otlarını temizlemek; ikinci adımı, övülmüş ahlâkın çiçekleriyle gönlü gülistan eylemektir.

Gönül ehli insanlar ivazsız, pazarlıksız insanlardır. Hizmet sunarlar teşekkür beklemezler, iyilik yaptıklarının peşine düşmezler, mahviyyet sahibidirler.

Bizim kültürümüzde de Batı kültüründe de “hiçlik” anlayışı önemli yer tutar. Bizde hiçlik benliği, kişisel ihtirasları hiç etmek, güzellik adına ne varsa onları gönülde sultan eylemektir. İmkânlarını başkalarının istifadesine arz etmektir. Allah’ın yüceliği karşısında küçüklüğünün farkına varmaktır. Çünkü varlığın gerçek sahibi O’dur. Mal da, mülk de, can da, gönül de O’nundur.

Batı kültüründe ise “hiçlik” ‘ben varım, benim dışımdakilerin anlamı ve önemi yoktur’ anlayışı olup bu da egoyu, bencilliği putlaştırma, merhameti, şefkati, paylaşmayı, saygıyı, muhabbeti anlamsız kabul etme demektir.

Sizce gönüllülüğün temel ilkeleri nelerdir?

Gönüllülükte protokol olmaz, komisyonculuk, pazarlık olmaz. Gönüllü yâr olur bâr olmaz, Gül-i Gülizâr olur hâr olmaz.

Gönül ehli, toplumun, milletin varoluş mayasıdır. Mayasız ekmek olmaz. Gerçek sultanlar ülkelere değil, gönüllere taht kuranlardır. Sultan Süleyman olmak istersen karıncanın gönlüne taht kuracaksın.

Gönülleri kaybedenler, iktidarlarını da, ülkelerini de kaybederler. Gönülden düşmek gökten düşmekten daha tehlikelidir. Gökten düşenin parçaları bulunur, gönülden düşenler yok olurlar.

Gönül ehli insanların oluşturduğu toplum, huzur toplumudur. Gönül ehli insanların vatanı mazlumların sığınağı, düşkünlerin barınağıdır.

Gönüllü kurumlar dertlere derman, hastalara şifadır.

“Gönüllü Müessese” ne demektir? Bir vakıf kurucusu ve “vakıf adam” olduğunuz için size soruyorum: Vakıflar gönüllü müesseseler sayılır mı?

Evet, insanların gönüllüsü olduğu gibi, gönüllü insanların dertlere deva, hastalara şifa olmak için kurdukları, gönüllük ilkelerine göre yönetilen kurumlar gönüllü kurumlardır. Bazen dernek olur, bazen topluluk olur. Vakıflar gönüllü kuruluşların en özgün olanıdır.

Yanlış algı var. Vakıflar sivil toplum kurumu gibi değerlendiriliyor. Evet vakıflar sivil kişilerin oluşturdukları kurumlardır. Ama meslek kuruluşlarından, sendikalardan, partilerden, şirketlerden, ayrı özelliği vardır. Saydığımız bu kurumlar kurucularının menfaatlerini koruyan, destekleyen ve maddî beklentisi olan kurumlardır.Vakıfların hizmetleri ise hasbîdir, karşılıksızdır, beklentisizdir.

Sizler gönüllük çerçevesinde ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Vakıflar geçmişimizde ne yapmışlarsa, vakıf geleneğimiz neyi gerektiriyorsa onları yapmaya imkânlarımız ölçüsünde gayret ediyoruz.

Öğrenci bursları, ailelere aynî ve nakdî yardımlar, yurt içinden ve yurt dışından gelen öğrencilere, misafirlere barınma imkânları, kültürel geziler, kültürel toplantılar, yurt içi, yurt dışı kurban organizasyonları gibi çalışmalar yürütüyoruz.

Gönüllüğün topluma etkileri nelerdir?

İnsan nelerden etkilenir? Güzel konuşmadan, güzel manzaradan, güzel bir musiki parçasından…

Ancak insan en fazla, şefkatli bir dokunuştan, tebessümden; mutluluğunun, derdinin paylaşılmasından, samimiyetten etkilenir. Hem ülkemizin hem sınırlarımız dışında kalan adı üstünde gönül coğrafyamızın tutkalıdır bu tür çalışmalar.

Muhterem Hocam, son olarak neler söylemek istersiniz?

Merhamet, şefkat, muhabbet, samimiyet yükünü taşıyanlar, yorulabilirler, ayakları düşebilir, mağlup olabilirler ama başları öne düşmez.

 

Spot Cümleler:

 

Gönüllülükte protokol, komisyonculuk, pazarlık olmaz!

 

Gönüllü yâr olur bâr olmaz,

Gül-i Gülizâr olur hâr olmaz! 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*